FIRINCI MEHMET AĞA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FIRINCI MEHMET AĞA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

02/10/2021

FIRINCI MEHMET AĞANIN CENAZESİ

 Fırıncı mehmet ağa hazretleri vefat ettiğinde cenazesinde tüm evliyalar hazır bulundu.Kırıkhandan Tatlıcı İzzettin Eroğlu hazretleri cenaze esnasında bana "Ali babaya haber versen, cenazeye getirsen" deyince bir taksi tuttum doğru Ali baba'nın bulunduğu eve gittim.O esnada Ali baba evin kapısından içeri girmekte idi.Taksiyi durdurup yanına vardım,Hacı İzzettin sizi Cenaze'ye bekliyor dedim.Bana "Cenazeye buradan katılmak mümkün değil mi?" diye sorduyşsada ben verecek cevap bulamadım.arabaya binerken geri getirmek şartıyla dedi.Cenazeye katıldı.Cenaze merasimini Konya'dan gelen Deli Albay iidare etti.Ben Ali baba'yı camiye getirdikten sonra unuttum.Cenazeyi defnettikten sonra terzi dükkanındaki işimin başına döndüm.Ali baba'yı hatırladığımda akşam namazı vakti idi.Camiye geldiğimde Ali Baba'yı bulamadım.

FIRINCI MEHMET AĞA HAZRETLERİ

 Kırklardan Fırıncı mehmet Ağa hazretlerinin orta yaşlı bir fotoğrafı elimize geçmişti.Fotoğrafı çerçeveletip bir tanesini kendisine Necib sultan'a takdim ettim.Necib Sultanım şöyle buyurdu:"Ben yedilerden Abdülbaki hazretlerine hizmet etmekte idim.Onlardaki olan dersimi bitirmiş,imtihanı vermiştim.ancak kırklardaki dersi verememişim.Kırklardaki dersi Fırıncı mehmet Ağa hazretlerinde geçtim.İlk tanıştığımızda bana "Ne zaman çağırırsam hemen gel" dedi.bende telefon yoktu.Hazretin çağırmasından nasıl haberdar olacaktım.Dörtyol'un en kalabalık çarşı camisinin ikinci katında müezzin mahfilinde Cuma namazını kılarda.bana  buyurdu ki.Benim her zaman sağ yanımdabir kişilik yer olur.kimse oturmaz.Sen geleceksin oraya oturacaksın.Cuma günü caddeler ve sokaklar namaza gelenlerle dolsa dahi ben camiye girer.cemaatı yara yara hazretin yanına giderdim ve dediği gibi sağ tarafı mutlaka boş ,bir kişilik yer olurdu. 

09/06/2021

FIRINCI MEHMET AĞA

 Fırıncı Mehmet Ağa(Tanrıöver-Hatay Dörtyol)'nın iki dervişi vardı.Necati ve Zirat bahçesi müdürü Rıza Şeyhunoğlu.Onun mürşidi Bandırmalı bir Melami şeyhiydi.

Alkol,Balığın nurunu öldürür.

08/06/2021

LADİKLİ AHMETAĞA

 HIZIR A.S İLE GÖRÜŞMEK Kibar-ı Evliyaullah'tan Dörtyolda medfun Fırıncı Mehmet Ağa(Her yıl Dörtyol'daki muhacirlere yaptırdığı  yünden örülmüş  içlik elbiseyi hediye olarak takdim ederken) ,Hz.Hızır ile görüşmek hususunda Ladikli Hacı Ahmet Efendi'den istekte bulunur."Peki,söyleyeyim"der aradan zaman geçer.Fırıncı Mehmet Efendi,tekrar sonraki karşılaşmalarında sitemli şekilde bu isteğinin yerine gelmediğini söylemesi üzerine sorayım der.Sonra anlatmaya başlar:"Gelmiş,ama sen kovmuşsun!"diyerek hadiseyi aktarır.Olay şudur:1940 lı yıllarda ekmeğin Karne ile dağıtıldığı bir zamanda Muhacirlerden olan Fırıncı Mehmet Ağa,muhtaç olanlara ekmek dağıtırmış.Evliyalığı buradan kazandığı söylenir.Akşama yakın bir zaman fırını kapatak iken karu-kuru birisi gelir ve ekmek ister.Fırında ekmek kalmamıştır.Ancak,yanık bir ekmeği rafın üst kısmına koymuştur.Müşteriye bu ekmeği uzatır ve "-Al,para istemez"der.Adam diklenir:"-Bana ,yanmamış ekmek ver!".Fırıncı Mehmet Ağa kızar:"-Be adam hem parasız  veriyoruz.hem ekmek beğenmiyorsun?Ekmek yok"diye kızgınlık gösterir.Adam gider.Meğer gelen adam Hızır A.S imiş.

Hz.Hızır neyi temsil ediyor ki ,Hz.Musa A.S onunla tanışmak ve sohbet etmek istedi.ve işlerine akıl erdiremediği için birliktelikleri son buldu.Kur'an kıyamete kadar her devir yaşanmakta ve Kelimullah'ın ihtiyaç duyduğu şey(MERD-İ HÜDA İLE SOHBET) halen mevcut.Sistem bu şekilde konulmuş.

****

MERDİ HÜDA'DA DEĞİŞİM ÖRNEKLERİ
Çocukluğumun geçtiği köyde köy mescidinde namaz kılan ihtiyarlar vardı.Bunlardan biri ,"Kadir Emmi" veya "Şıh kadir"denilen bir şahsiyet gayet mülayim yürür,çocuklara rastladığında mutlaka çocukların ellerine ,gül yağı dediğimiz koku sürerek selavat okurdu yahut bizimde söylememiz için sesli söylerdi.Bu zatla alakalı Mimar Ömer Özel kardeşimiz şu anekdotu yazmıştı:Kadir Emmi ile dayısının oğlu Ocaklı köyünden Arap Ali isimli şahıslar gençliklerinde vurucu-kırıcı takımından imiş.Kadir emminin gözleri mavi olduğu için "Göğ Kadir"diye bilinirmiş.Görenler ,belaya bulaşmamak çin yol değiştirirmiş.Kadir Emmi,tasavvuf yoluna girmiş ve eski kötü halleri terk etmiş.Bu halini yadsıyan arkadaşları onu yoldan gelirken görürler ve" Bizim Kadir,ŞIH olmuş,bir deneyelim "derler.Yanlarına yaklaşınca ileri geri laf atmaya ,hakarete varan sözler söylemeye başlarlar.Kadir emmi,bu sözleri sanki hiç duymamış gibi yoluna devam ederken şu sözleri onlara cevap olarak söyler:"Sizin aradığınız Kadir öldü"
***

MERD-İ HÜDA İÇİN KANUN ÇIKARMI?
Geçmişte şahsa özel kanunların çıkartıldığı gibi.Hatırlamam ama,Gazeteci Yalman'ı vuran Hüseyin Üzmez'i hapisten çıkartmakla alakalı yaşı ileri olanlar "Hüseyin Üzmez Affı"ile alakalı kanun çıkartıldığını ifade ederler.Peki zahirde iş böyle iken, Batın'da bunun karşılığı olur mu?Olur imiş.Sahib-i zamanım anlatmıştı.Vaktin Konya'sında aktarlık yapan Evliyaullahtan bir merd-i Hüda var imiş.bitkilerden yaptığı ilaçlarla geçimini temin edermiş.Zaten tıbbın temeli enbiya ve eğvliyaya dayanır.Mesnevi-i Şerifte bahsedildiği gibi,her bitki Hz.Süleyman'a kendi diliyle,hangi hastalığa şifa olduğunu ifade eder,bu şekilde biriken bilgi,eski tıp ilminin temelini oluştururmuş.

Gelelim Konyalı zevat'a.Polis mübarek'in dükkanında bir miktar uyuşturucu yakalamış ve doğruca ağır cezaya.Mübarek,bu maddenin ilaç amaçlı kullanıldığını ve hastalarına verdiğini belirten bir savunma yaparak el konulan maddenin kendisine iadesini,hastası isterse  temin edemeyeceğini belirtir.Mahkeme heyeti,duruşmayı uzunca bir güne ertelerken,bu aşamada zaptedilen emvali iade edemeyeceklerini,bu maddeyi bulundurmanın suç olduğunu ,keyfiyetin tutanaklara geçtiğini belirterek talebi ret eder.uzunca olan ikinci duruşmanın henüz günü gelmeden Millet Meclisinde çıkartılan bir kanunla ,çok cüz'i miktarda bulundurulması halinde bu maddenin varlığı suç olmaktan çıkartılır.İkinci duruşmada,suç olmaktan çıkan bu eylemden dolayı beraat ederken mübarek tekrar malın iadesini heyetten talep ederse de talebi kabul görmez.

MERD-İ HÜDA,ALEMDE HAKKI TEMSİL EDER.CENAB-I HAK,İSTERSE BİR KULU İÇİN BİR KANUN ÇIKARTIR. 

ERBAKAN HAREKETİNDE OLANLAR

 "Ben de desteğimi çektim"diyen Kibar-ı Evliyaullahtan Dörtyol'u Fırıncı Mehmet Ağa(Mehmet Tanrıöver-vefatı 1979)'nın senatör adayı gösterilen dervişinin hikayesine gelince :

Fırıncı Baba'nın birinci sırada aday gösterilmesini Erbakan Hocadan talep ettiği bu zat Rıza ŞEYHUNOĞLU isimli, Dörtyol Ziraat bahçesinde müdür sıfatı ile görev yapan birisidir.Sivas'tan ikinci sırada aday gösterilmesine üzülmüştür.Çünkü iki milletvekili çıkartan bir senatör çıkartmaya hak kazandığı  bir seçim sistemi mevcut olup, Sivas gibi Bektaşi meşrebinin yaygın olduğu bir kentte, Erbakan hocanın 4 milletvekili çıkartması muhal gözüktüğü için, Rıza beyin canı sıkılmıştır.Babaefendiye uğrar durumu arz eder.Fırıncı baba'da zaten memuriyetten istifa ettiği için seçim süreci boyunca  sivasta çalışmalara devam etmesini söyler.

Rıza beyin evi Dötryol'dadır.Sivas'a otobüsle gider hafta sonları evine gelir, tekrar çalışma için Sivas'a döner.İlk günler morali bozuk olan Rıza beyin bir kaç hafta sonra neşesi yerine gelmiştir.Sebebini soran bir zatın durumları sorması üzerine "-Ben seçiliyorum"der.Sebebini de şöyle  bir anekdotla  nakleder:Sivas'da milletvekili listesinden 4 ncü sırada olan bir şahıstan naklettiği hikaye ilginçtir:Bu kişi kendi hikayesini anlatır:

"-Ben dini tahsilimi Mısır'da el-Ezher üniversitesinde yaptım.Son sınıfta idim.Bir dersten Hoca bana  not olarak 3 verdi ki bu zayıftı.Seneye devam etmem gerekiyordu.Üzüldüm.o gece rüyamda bir zat gördüm.Bana dedi ki;"üzülme,sen yarın diplomanı alacaksın".sevinçle uyandım ama bu iş nasıl olacaktı.Diploma törenine katıldım.Tüm ülkelerdeki  öğrencilerden okulu bitirenleri Rektör çağırıp hazırlanan diplomayı takdim ediyordu.Benim ismim okundu.Rektörün yanında bulunan hoca,rektörün kulağına eğilerek bir şeyler söyledi ama Rektör ona hitaben "sonra sonra "diye çıkıştı.O esnada bana da diplomamı vermişti.Şaşkınlık içindeydim.Derhal oradan uzaklaşıp bir an önce memlekete dönmek istiyordum.Bu duygular içinde tören bitti ama,bir görevli bana gelip "-Rektör seni çağırıyor! deyince Eyvah !durum ortaya çıktı dedim.Rektörün odasına girdiğimde hocanın odada olduğunu gördüm ve Rektör'e hitaben:"Efendim bu öğrenci benim dersimden 3 aldı.Bu mezun olamaz!"deyince Rektör:"Nasıl olur,bitirme defterinde bütün derslerden geçer not aldığı yazılı,bu nedenle biz diplomasını verdik,getirin not defterini"dedi.Defter getirildi.Rektör benimle alakalı bölümü açtı.İlgili dersin karşısındaki not:8 .Hoca şaşırdı."Ama Efendim ben üç vermiştim"deyince rektör:"-Bu senin yazın değil mi?"diye sorunca Hoca şaşkınlık içinde "Evet!"diyebildi. Sustu.Bende diplomayı alıp sevinç içinde memlekete döndüm. Aradan uzun zaman geçti.Erbakan'ın Partisinden Sivas milletvekili adayı müracaatımı yaptım.Beni,partim 4 ncü sırada aday göstermiş.üzüldüm.Çünkü Sivas'ta 4 milletvekili zor.O gece,rüyamda ,Mısır'da öğrencilik yıllarımdaki rüyama giren zatı tekrar gördüm.Bana dedi ki:sen milletvekili olacaksın?".Bu rüyaya imanım tam olduğum için ben neşe içinde Parti çalışmasını devam ettiriyorum dedi".Bu arkadaşın anlatımından sonra benim ümidim ve neşem arttı.Bu arkadaş 4 ncü sıradan milletvekili  seçilirse ben ikinci sıradan Senatör seçilmiş olacağım.dedikten sonra Seçimler yapılır.Erbakan 3 milletvekili çıkartır.Rıza bey seçilemez.Ancak 4 ncü sıradaki milletvekili adayı El ezherli arkadaş milletvekili seçilir.Nasıl mı?Seçimden hemen önce  üçüncü sıradan milletvekili adayı olan kişi vefat etmiştir.Hastalık veya trafik kazası..Bu nedenle dördüncü sıra,üçüncü sıranın yerine geçmiştir.El Ezherli'nin rüyası doğru çıkmıştır.Rıza bey ise kıyas yapmıştır.Kıyas'da akıl mevcut.tabi ki yanılacaktır.

FIRINCI MEHMET AĞA

  anlatmış mıydım bilmiyorum.farklı iki kanaldan ve dinleyen ilk ağızlardan duymuştum:

Muhacirlerden ,Dörtyol'da fırıncılık yapan 1979 da dünyayı değişmiş Fırıncı Mehmet Ağa derler kibar-ı evliullah'tan bir zat var idi.Adı-soyadı:Mehmet TANRIÖVER.Rahmetli Erbakan hocanında zaman zaman gizli gizli akşam vaktinden sonra  ziyaret ettiği bir şahıstı.her sene,muhacirlere ördürdüğü kışlık alt üst içlik elbiseyi Ladikli Hacı Ahmet Efendiye götürürmüş.Asabi ,sert mizaçlı bu şahsın da tek bir dervişi vardı.60 yı yılların sonunda siyaset sahnesine çıkan Erbakan için bu zat kendisine gelen ziyaretçilerine söylediği sözler içinde şu sözleri kayınpederimden de duydum:"-oğlum Erbakan denilen birisi çıkmış.Bu zat İslamiyete merdiven görevini görecek .Bayrağı bir kaç kez elinden düşürselerde sonradan gelenler İslam Bayrağını burca yerleştirecekler.Bunlara yardımcı olun".. Böyle bir zat-ı nihayetinde küstürdü.o da ayrı bir dava.Ama ne dedi:"-Ben de desteğimi çektim"..
Nazik hususlar.Hiç erenler meclisinde görüş ayrılıklarının varlığının sohbetini duymuşmuydunuz.Tıpkı zahirin aynısı.Dervişini birinci sırada Sivas'tan Senatör adayı göstermeyip ikinci sıradan göstermesine kızıp manevi desteğini çeken Fırıncı mehmet Ağa şüphesiz haklı idi.Buna karşın,Baba efendinin önerdiği ismi ikinci sıraya koyarsam birinci sıradaki de seçilir yorumunu yapan Erbakan'da ,nefsinin bu yorumunda haklı olabilirdi.Ama tam inanamadı.Özlemim şudur ki:Mana sultanının gölgesinde icraat yapan bir idare.Diyeceksiniz:1958 yılında Menderes rahmetli,"İstifa et"diyen Eyüp sultan Cami imamının sözünü tutabildi mi?tutamadı.sonrasında İmam Efendi bir daha kendisini kabul etmedi.ama dua da etti.Nihayetinde Şehid oldu.50 küsür yıl bu şehadet te unutulmadı.Maddenin içinde Maneviyat.Maneviyatın içinde madde.Denge denge.Ama bizim sorumluluğumuz İlayı Kelimetullahı Hakim kılmak.Önce içimizde,sonra dışımızda.Uzun oldu.kusura bakma.sağlıcakla kalın