Yaşar Aslan anlattı:Bir gün Dörtyol'un ne kadar meczubanı/delisi varsa Necib Sultan'ın dükkanında buluştu on onbeş meczub vardı.İçlerinde başmeczub Sinan efendi de vardı.Meczublar Baba Sultan'a şöyle dediler:"Buraya ziyafete geldik". Baba sultan Kebabçılık yapan "Kücük Hüseyin"isimli şahsın kebab lokantasına telefon etti ve onlara:"Çok önemli misafirlerim var.Bunlar Kaymakam,Hakim,Savcı,jandarma komutanı,Belediye başkanı" olan insanlar.salataları bol kebab söyledi.Kebabcı özenerek tepsiler içinde yemeği gönderdi.Meczublar yemeği yediler.Yemekten sonra çay istediler.Çaycı bardaklarını kırarlar, temizliğe riayet etmezler diye çay vermek istemedi.Necib sultan "çayında bardaklarında parasını peşin vereceğim" dedi.Çaylar içildikten sonra meczublar oturmaya devam ederek "Mevlana Efendimiz diş kirası verirdi" dediler.Baba sultan hepsine harçlıklarını verdi.Baktı ki gitmiyorlar.Meczublara :"Haydi görev başına" dedi.Meczublar hep beraber kalktılar.Necib Sultan'ın oğlu Ahmet sinan'a birisi:"Haydi "sende vazife başına ,babana güvenip yerinde oturma" dedi.Sinan efendi de dükkandan çıkıp dağıldılar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder