07/05/2022

HIRSIZIN BIRAKTIKLARI

 Mimar Ömer Özel'in ismini  Necib sultanım "Mühendis Ömer" diye söylerdi.Ömer Özel abimize anlatılan bir hadiseyi aktarıyoruz:"Konya'da bir Allah dostu vardı.Hali vakti yerindeydi.Üç katlı evinin zemin katında kendisi oturuyordu.Diğer iki katta çocukları oturmakta idi.Bir gün evine hırsız girdi.Her kattan bir şeyler çalınmıştı.Cüzdan, para, altın v.s.Ama en alt katta oturan Mehmet Efendinin hanımının mantosu alınmıştı.Kadın haykırıp duruyordu.Bir taraftan da mehmet Efendi'ye bağırmakta idi:"Bir de Allah dostuyum diyorsun.Senin evine nasıl hırsız giriyor.Hiç okumadın mı?Mehmet Efendinin evi etrafı duvarlarla çevrili bahçenin bir köşesinde idi.

Adam hanımına dedi ki:"Bahçeye bakın.Belki hırsız aldıklarını düşürmüş olabilir."Kadın kızarak "Beyefendi bizimle dalga mı geçiyorsun?Hırsız o kadar aptal mı?Çaldıklarını düşürür mü hiç?".Biraz sakinleşince , kendi kendine "Bu delinin söylediği bazen doğru çıkar" dedi.Çocuklarını çağırdı. Hep beraber bahçeye çıkıp aramaya başladılar.Az sonra her biri bir şeyler bulduklarını yüksek sesle ve sevinçle bağırmaya başladılar.Çalınan malların hepsi bulunmuştu.Mehmet Efendi o zaman hanımına "Hatun mantom gitti diye dövünüyordun.İşte bulundu.Onu pazara götürsen kaça satarsın ki? Dünyanın insana yaptığına bak"dedi

ÖMER ÖZEL

 mimar Ömer Özel,Necib Sultanımla olan 29.11.2005 tarihindeki sohbetinde anlattıklarını kaleme almış:"Bir zamanlar Yeni Sabah gazetesinde dini yazılar yazan bir köşe yazarı var idi.Bir dostumun evinde misafir idim.Bulunduğum odada b yazarın yazdığı Mevlana Efendimizin kitabını gördüm.Alıp birazını okudum.Yazarın uslubu ve bilgi yetersizliğini tespit ettim.Ev sahibine "Bu kitabı okumayınız" dedim.Uyuduğumda rüyamda Mevlana Efendimizi gördüm.Bana "Benim hakkımda yazılan kitabı okusunlar, herkes kısmeti kadar alır" buyurdular dedi.Sabah uyandığımda rüyamı ev sahibine anlattım Kitabı okuyunuz dedim"

28/04/2022

HACI BEKİR UZUN,

 Hacı Bekir Uzun amca anlattı.Yıllar önce bir mana gördüm.Ben Havada uçarak geliyorum ve "Ya Hanan, Ya Mennan, Ya Deyyan, Ya Süphan, Ya Allah" diyorum.Necib Dede bir odanın içinde bulunmakta ve bana etrafımı tavaf et anlamında bir işaret yapması üzerine havada uçarak etrafını tavaf ettim.Sonrasında Necib Sultan buyurmuştu:Bazı adamlar Kabe olur, bazıları cami olur.Kabe olmuşların etrafını tavaf gerekir

HACI BEKİR UZUN

 Bir gün Necib Dede, ben,Uşşaki şeyhi Ahmet Arslan ve birilerinin olduğu bir mecliste Nakşi Şeyhi Ziya Bölükbaşı efendinin sofrasında iken yemek geldi.Ancak misafir olan Ahmet efendi yemeğe başlamadı.ziya efendi "Buyur, niye başlamadınız " deyince Ahmet Efendi "Sofrada tuz yok" deyince Ziya Efendi kalktı tuz getirdi ve yemek yenildi.Necib Sultan'ın biraz yüzü asılmıştı.Dışarı çıktığmızda Necib Sultan, Ahmet Efendi'ye hitaben "Ahmet.Adamı niye rahatsız ettin.Yemekte, ekmekte tuz vardı.bu taamlardaki tuza niyet etsen olmazmıydı?" dedi.

ALİ KERAR YAMAN

 Assubaylıktan emekli Ali Kerar .YAMAN  abimiz anlattı. 1990 yılların içinde emekli olup Dörtol'a dönmüştüm.Necib Efendi hazretlerine ben "Necip Abi" diye hitap ederdim.Bir keresinde bir ortamda otururken benimle alakalı konuşmalarım hayretimi çekti.Odadan çıktığımda içimde "amma da attı" dedim.Sonra beni çağırdı.Biraz gerginde ve bana hitaben "Senin hayatınla alakalı bir hadiseyi anlatayım" dedi ve benim hayatımda olan kimsenin bilmediği bir hadiseyi anlattı ve Bir daha kalbinden geçenlere dikkat et "dedi.Ben şaşırmış ve mahcub olmuş bir şekilde özür dilerek ellerine yapıştım ve o vakitten sonra "abi" demeyi terk ettim "Dede" demeye başladım 

18/03/2022

MANEVİYATIN DERİN DEVLETİ,

  "Derin Devlet" kavramından anlaşılan şey; Resmiyette gözükmeyen güç odaklarının temsilcilerinden oluşan bir oluşumun, devletin bekası için yaptığı plan ve aldığı kararlar anlaşılır.B kararların alınması ile icraatları arasında uzun zaman dilimi olabilir.Çünkü, kararı zahirde gözüken isimler alacaktır.Bu insanların bu kararları almaya ikna edilmesi, yahut inandırılması zamanı gerekli kılar.

"Maneviyatın derin devleti" kavramı ile Hak Teala'nın tayin ettiği manevi idarecilerdir.Üçler, Yediler,Kırklar şeklinde izah edilen bir manevi yapılanmanın elamanları.Bu alem, farklı bir boyutu gerekli kıldığından anlatımları dinleyenler bir masal anlatıldığını sanır.Ancak yaşanmış hadiselerle karşılaşıldıkça  bu hususu anlamak mümkün olur.

Hatay Dörtyol'da mukim Hacı Bekir Uzun anlattı."Necib Efendi hazretleri,oğlum yahya'ya "Senin bugünkü komutanların var ya gün gelecek hapse girecekler" deyince oğlum yahya itiraz eder:"Necib Amca! olacak iş mi? Kimin gücü onları hapis etmeye yeter?" diye karşılık verdi.Necib Efendi:"Karar imzalandı bile" şeklinde bir kelam etti.Oğlum yahya En son Diyarbakır Sıkıyönetimde üst rütbeli idi.Aradan zaman geçti 28 Şubatçıların hareketleri ve 15 temmuz ihtilali olunca komutan seviyesinde bir çok kişi hapse girdi. 

Bloğun önceki yazılarında olacaktı.Necib Sultanım "Kırkların dersini Dörtyol'da Fırıncı mehmet Ağa'da tamamladım.Konyada bulunduğum zamanda ise (1969-1972) Yediler'den Abdülbaki Efendi'de ders görmekte idim".

Hacı bekir amca yaşadığı şu halide aktardı."Necib Sultanın dükkanında oturmakta idik.Şöyle bir hal yaşadım.Kapıdan içeriye iki kişi girdi.birisi Amerikan'ın Cumhurbaşkanı olacak sinema sanatçısı ile önceki Cumhurbaşkanı idi.Necib Sultanım eski Cumhur başkanının sırtındaki hayvan semerini onun sırtından  aldı,sinema sanatçısı olan yeni cumhurbaşkanı adayının sırtına koydu.Kapıdan çıkarlarken ben de Amerikalılara selam söyleyin dedim"